Rıfat Ilgaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rıfat Ilgaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2014 Cumartesi

Rıfat Ilgaz / Alıp başımı gitmek

Alıp başımı gitmek. 
Atsız arabasız ...

Alıp başımı düşlerin çıkmazından ,
Karışmak taşa, toprağa !..

Rıfat Ilgaz

9 Ekim 2012 Salı

Rıfat ILGAZ / PARMAKLIĞIN ÖTESİNDEN - I -

PARMAKLIĞIN ÖTESİNDEN - I - 

İnsanları alabildiğine sevmeyi, 
Bırakmazlar yanına. 
Böyle çekersin cezasını 
Üç duvar bir kapı arasında; 
Onlardan ayrı 
Böyle onlardan uzak. 
Yasak sana, boylu boyunca sokaklar, 
Bahçeler, yalı kahveleri. 

Dostlara şimdi mektup değil,
Bir selam yasak!
Kapılar demir sürgülü, çifte kilitli,
Kapalı, hürriyete giden yollar;
İçerdeki içerde mahzun,
Dışardaki dışarda.
Buradaki her şey sade:
Ekmek ve su, düşünceler...
Emirler çeşitli:
Kapıda kilik, emir,
Uzakta düdük, emir,
Emir, dışarda dikilen nöbetçi.
Hürriyeti çoktan unuttum,
O yemyeşil masalların kızıdır
Eskiden sevilmiş.
Bir ince hastalıktır olsa olsa,
O şimdi ciğerlerimde.
Şu pencereye verdim kendimi,
Bütün üzüntülere karşılık,
Boğazın suları üzerinden
Karşı sırtlara açılmış pencereye.
Üsküdar’ı bilmezdim eskiden,
Burada ısınıverdi kanım.
Vurgunum şu Kızkulesi’ne;
Ne de şirin görünüyor
Uzaktan Karacaahmet;
Hiç de söyledikleri gibi değil,
Bana düşündürmüyor ölümü.

Rıfat ILGAZ

8 Temmuz 2012 Pazar

Rıfat Ilgaz / TÜRKÇEMİZ


TÜRKÇEMİZ

Annenden öğrendiğinle yetinme
Çocuğum, Türkçeni geliştir.
Dilimiz öylesine güzel ki
Durgun göllerimizce duru,
Akar sularımızca coşkulu…
Ne var ki çocuğum,
Güzellik de bakım ister!

Önce türkülerimizi öğren,
Seni büyüten ninnilerimizi belle,
Gidenlere yakılan ağıtları…
Her sözün en güzeli Türkçemizde,
Diline takılanları ayıkla,
Yabancı sözcükleri at!

Bak, devrim ne güzel!
Barış, ne güzel!
Dayanışma, özgürlük…
Hele bağımsızlık!
En güzeli, sevgi!
Sev Türkçeni, çocuğum,
Dilini sevenleri sev!
Rıfat Ilgaz

RIFAT ILGAZ / BİLSEM Kİ

BİLSEM Kİ 

Bu ayaklar benden hesap soracak, 
Bir düşüncenin peşinden dolaştırdım sokak sokak , 
Bu baş, bu eğilmez baş da öyle ...

Bazı sarhoş, bazı yorgun 
Her zaman bir yastığa hasret! 
Bu ciğer de hesap soracak, 
Esirgedim, güneşini, havasını 
Bu ağız bu dişler, bu mide... 
Ne ikram edebilirim ki bol keseden 
Bu bilekler de hesap soracak, 
Göz yumdum çektikleri eziyete. 
Bilsem ki kimsenin parmağı yok 
Bu sürüp giden işkencede; 
Kılım bile kıpırdamadan bir sabah 
Çekerdim darağacına çekerdim kendimi 
Bilsem ki suç bende!..

RIFAT ILGAZ

4 Haziran 2012 Pazartesi

Rıfat Ilgaz / GİDİŞİNİ ANLATIYORUM


GİDİŞİNİ ANLATIYORUM
sen gidiyorsun ya işine yetişmek için
saçlarını, gözlerini, ellerini
neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya
her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak
termometrede yükselen çizgi
kimbilir nerelerde soğuyorsun


senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen
insan insan bakan gözbebeklerin
beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta
beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder


ne gelirse onlardan gelir bana
çalışma gücü yaşama direnci
mutluluk gibi kazanılması zor
mutluluk gibi yitirilmesi kolay


bir açarsın ki mutluyum
bir kaparsın ki herşey elimden gitmiş


Rıfat Ilgaz

3 Haziran 2012 Pazar

RIFAT ILGAZ / AYDIN MISIN


AYDIN MISIN  
Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
Gidip gelen kara kuşlar havada
Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
Tabanında depremi kara güllelerin
Duymuyor musun

Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
Ses ol ışık ol yumruk ol
Karayeller başına indirmeden çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
Alıp götürmeden büyük denizlere
Çabuk ol

Tam çağı işe başlamanın doğan günle
Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
Her satırında buram buram alın teri
Her sayfası günlük güneşlik
Utanma suçun tümü senin değil
Yırt otuzunda aldığın diplomayı
Alfabelik çocuk ol

Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi demek istiyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol 

RIFAT ILGAZ
 

16 Şubat 2012 Perşembe

Rıfat Ilgaz / Büyük kentlerde artık

Büyük kentlerde artık
Çocuklar çember çevirmiyorlar…
Yazık!

Sokaklar tıklım tıklım
Çocuklara yer yok ki çevirsinler
Ama büyüklerin altında dört teker
Bir gidip bir geliyorlar!

İş mi yaptıkları sanki!
Belki iş… Kim bilir,
Belki de gösteriş…

Nerde bu hoyratça dönen tekerlekler
Gösteriş için…
Nerde o başımızı döndüren
Şıkır şıkır çemberin güzelliği!

Rıfat Ilgaz