Özbek İncebayraktar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özbek İncebayraktar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2013 Çarşamba

Özbek İNCEBAYRAKTAR / ATATÜRK'LE

            
         ATATÜRK'LE


Ne zaman sıkılsam, çaresiz kalsam,
Atatürk’ü düşünürüm.

Tutar ellerimden Mustafa Kemal,
Kalkar, ardı sıra yürürüm.

Baktıkça resmine ısınır içim,
Atatürksüz üşürüm.

Nerde bir bağımsızlık gülü açsa,
Orda Atatürk’ü görürüm.

Atatürk’le başlar salgınlığım,
Atatürk’le büyürüm.

Atatürk’le varırım sonsuzluğa,
Atatürk’le özgürüm.

Atatürk’le çoğalır insanlığım,
Atatürksüz ölürüm.

Özbek İNCEBAYRAKTAR

Özbek İncebayraktar / Hikaye


HİKAYE

Bir Cahit Sıktı vardı önceleri
Rakıyı kadını severdi
Öylesine bağlıydı ki hayata
Ben ölecek adam değilim derdi

Solurdu yüreğinde insanların
Çoluğu çocuğu yaşlısı genci
Içinde güm güm öterdi
Cümle yaratıkların sevinci

Şiir de yazardı üstelik
Kafa tutardı ölümlere
Pervam yok diyordu verdiğin elemden
Yaşamayı dert edinmişti bir kere

Gün vururdu penceresine erken
Şarkılar söylerdi duyulmadık
Gitti ve şarkılar yarıda kaldı
Yas otuz beş yolun yarısı derken

Bir Cahit Sıktı vardı önceleri
Rakıyı kadını severdi
Öylesine bağlıydı ki hayata
Ben ölecek adam değilim derdi.

Özbek İncebayraktar

26 Şubat 2013 Salı

Özbek İncebayraktar / TÜRKİYEM


TÜRKİYEM

Edirne’de, bayrak, bayrak çalkandım,
Ardahan’da, göğüslere kalkandım,
Erzincan’da, yanardağdım, volkandım.
Sevdan ile sarhoş oldum Türkiye’m!
Aklım aldın, bir hoş oldum Türkiye’m!
Erzurum’da dadaşın var, barın var,
Erciyes’te bulut bulut, karın var,
Silifke’de portakalın, narın var.
Sevdan ile sarhoş oldum Türkiye’m!
Aklım aldın, bir hoş oldum Türkiye’m!
Mekik, mekik renk, renk halı dokunur,
Isparta’lım saçına gül sokunur,
Minarelerinde ezan okunur./p>
Sevdan ile sarhoş oldum Türkiye’m!
Aklım aldın, bir hoş oldum Türkiye’m!
Selimiye, Dolmabahçe Saraylar,
Bu ülkeye, Türk mührünü basarlar,
Kalelerin, destan destan, yazarlar,
Sevdan ile sarhoş oldum Türkiye’m!
Aklım aldın, bir hoş oldum Türkiye’m!
Antalya’da, duygularım dağlarsın,
Anamur’da Kıbrıs diye ağlarsın,
Manavgat’ta, köpük köpük, çağlarsın,
Sevdan ile sarhoş oldum Türkiye’m!
Aklım aldın, bir hoş oldum Türkiye’m!
Gurbet elden, çek koynuna, al beni,
İstanbul’un boğazına sal beni,
İster öldür, ister taşa çal beni,
Sevdan ile sarhoş oldum Türkiye’m!
Aklım aldın, bir hoş oldum Türkiye’m!
N. İncebayraktar - Hollanda

19 Şubat 2012 Pazar

Özbek İNCEBAYRAKTAR / KÖY ENSTİTÜLERİ

KÖY ENSTİTÜLERİ

Onlar, Köy çocuklarıydı.
Köy çocuklarıydı
Kurumuş çalılar gibiydiler bozkırda.
Kavrulmuş ekinler gibiydiler.
Geldiler,
Yalın ayakları

Ve
Yırtık mintanlarıyla geldiler,
Gönen’e, Aksu’ya, Kepirtepe’ye.
Ezilmiş, sömürülmüş, horlanmış

Ve
Unutulmuştular bin yıldır.
Ferhat oldular,
Yardılar İdris Dağını.
Gürül gürül akıttılar suyunu,
Hasanoğlan’a.
Köroğlu oldular,
Kafa tuttular Bolu Beylerine.
Yıktılar saltanatını ağaların.
Tolstoy’u Balzac’ı okudular koyun güderken.
Mozart’ı, Bethoven’i çaldılar dağ başlarında.
Moliere’i, Sophokles’i oynadılar.
Horon teptiler Beşikdüzü’nde kol kola.
Halay çektiler Yıldızeli’nde türkülerle.
Diz vurdular Ortaklar’da efece...

Siz,
Her gece,
Mehtaba çıkarken Heybeli’de,
Onlar,
Duvar ördüler,
Çatı çattılar.
Yıldızlara bakarak yaz geceleri,
Harman yerlerinde yattılar.
Kazma salladılar yorulmadan.
Kerpiç döktüler
Kerpiç.
Sızlanmadılar hiç.
Yakıştı nasırlı ellerine,
Kitap ve çekiç.
Başladı yurt harmanında imece...
Bir gece,
Karanlık inlerinden sinsice,
Brütüsler çıktı ansızın.
Çektiler zehirli hançerlerini,
Vurdular sırtlarından haince...
Çıktı mağaralarından yarasalar,
Çıktı halk düşmanları,
Üşüştü sülükler gibi üstümüze.
Emdiler kanımızı,
Doymadılar.
Yıktılar umudunu Türkiyemin.
Aydınlık bir Türkiye gelir aklıma,
Kalkınmış bir Türkiye gelir,
Köy Enstitüleri denince.


Özbek İNCEBAYRAKTAR