NE İSTEMİŞTİNİZ BİZDEN
(Köy Enstitülerinin Anısına)
Bozkırlardan gelmiştik
akııın!.. akııın!..
kimimiz toraman
kimimiz zayıfa yakın...
Çıkarıp tahta sandıktan
pantolon, mintan, etek ve
ceketlerimizle
Sevgimizle!.. Hasretimizle!..
Ayaklarımız yarı çıplak
çoğumuzun, belki de
karınlarımız bile aç!..
Köy dağlarından sarkarak
derelerden akarak;
anadan babadan koparak!..
Toprağa saçılmış tohumlar
gibi artarak omuz omuza....
gelmiştik Okulumuza!..
Önce doyrulmuştu aç-
larımız... teker... teker
tıraşlanmıştı başlarımız!..
Her tel saçımız;
Bereketimiz!.. İnancımız!..
Çoğaldıkça çoğalan Aklımızdı
alnımızdan yeşile düşen...
"Ne istemiştiniz bizden?!.."
Yozlaşmış toprağa can
suyunu vermiştik;
Doğudan Batıya
kız-oğlan birbirimizi kardeş
bacı bilip, can bellemiştik!..
Giydiklerimiz;
Toprak renginden
Güneşe sevgimizden
Suya hasretimizden!..
"Ne istemiştiniz bizden?!.."
Nasırlı ellerimizle kalem kalem
bilgi öğrenip, yapılar
yükselterek göğe;
töreye ve cehalete
meydan okuyorduk!..
Bazen doktor, ebe
baytar ve amele oluyor.
Bazen de;
tezgah tezgah halı, kilim
hasır dokuyorduk!..
Buram... Buram... Bereket
Güneş!.. Su!.. Toprak
kokuyorduk!..
Anadolu türkülerini
dillendirip tellendirip;
toprağa diz vurarak
ve de
yaşamı tuvallerimizde
renklendiriyorduk!..
Demir eriyor... Tahtalar can
buluyordu ellerimizde...
Vatan ve Millet sevgisi
çağlıyordu yüreklerimizde!..
Niye... Niçin... Neden...
"Ne istemiştiniz bizden?!.."
Düşlerimiz bir...
birebirdi düşüncelerimiz...
Işığımız Mustafa Kemal
Tonguç ve Yücel'di Pîrimiz...
İncindi mi onurunuz?
Yok mu oldu paranız, pulunuz?
Köyden şavkıyan ışıklar mı
kamaştırdı gözlerinizi?
Yoksa; ağaya
Emperyalist'e mi esir
etmiştiniz kendinizi?!..
Hepimiz kardelendik
Toroslar'da... piriçtik
Ergene Ovası'nda...
Ekmek ve Su da istememiştik
hiçbirinizden!..
"Ne istemiştiniz bizden?!.."
Biz mi yok etmiştik
toprağın özünü ....Kars'ın
ineğini, sarı öküzünü?
Trakya'nın Kıvırcığı
Afyon'un Dağlıcını...
Biz mi ithal ettik Angusu
sapla-samanı?!..
Ve de;
Canımız bellemiştik
Bu kardeş Ulusu!..
Bu Cennet Vatanı!..
•••••••••••••••••
Altmış dört yıl kaybettik
geçmişimizden...
Evet... Eveet... Eveeeet...
"Ne istemiştiniz bizden?!.."
••••••••••••••••••
(Erdoğan Kenan Atılgan)
06.01.2013
13 Ocak 2013 Pazar
11 Ocak 2013 Cuma
NAZIM HİKMET RAN / TAHİR İLE ZÜHRE
TAHİR İLE ZÜHRE
Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Bütün iş Tahir'le Zühre olabilmekte,
Yani yürekte...
Mesela bir barikatta döğüşerek,
Mesela Kuzey Kutbu'nu keşfe giderken,
Mesela denerken damarlarında bir serumu,
Ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin,
Ama o bunun farkında değildir.
Ayrılmak istemezsin dünyadan
Ama o senden ayrılacak.
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık,
Yahut hiç sevmeseydi,
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil...
NAZIM HİKMET RAN
Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Bütün iş Tahir'le Zühre olabilmekte,
Yani yürekte...
Mesela bir barikatta döğüşerek,
Mesela Kuzey Kutbu'nu keşfe giderken,
Mesela denerken damarlarında bir serumu,
Ölmek ayıp olur mu?
Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin,
Ama o bunun farkında değildir.
Ayrılmak istemezsin dünyadan
Ama o senden ayrılacak.
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık,
Yahut hiç sevmeseydi,
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da,
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil...
NAZIM HİKMET RAN
Nuri Can / GAM VAKTİDİR
GAM VAKTİDİR
Yel ne bilsin ki,
yaprağın ürperişini dalında
sel ne bilsin ki, kar yağdıkça kışım
yağmur yağdıkça güz…
El ne bilsin ki,
sevgi soyundan olduğumu
kin kokan bir dünyada hüzünlendiğimi
kalbime koyup ay güzelliğini her gece
yavruma sarılıp uyuduğumu
Hayat sürükleyip götürdü gülüşlerimi
aynaların küstüğü yerdeyim şimdi
Ay’ın üşüdüğü yerde
ah! nasıl güleyim ay ışığım,
sarı yıldızım, nazlı kızım
şimdi gam vaktidir
gam vakti…
Nuri Can
yaprağın ürperişini dalında
sel ne bilsin ki, kar yağdıkça kışım
yağmur yağdıkça güz…
El ne bilsin ki,
sevgi soyundan olduğumu
kin kokan bir dünyada hüzünlendiğimi
kalbime koyup ay güzelliğini her gece
yavruma sarılıp uyuduğumu
Hayat sürükleyip götürdü gülüşlerimi
aynaların küstüğü yerdeyim şimdi
Ay’ın üşüdüğü yerde
ah! nasıl güleyim ay ışığım,
sarı yıldızım, nazlı kızım
şimdi gam vaktidir
gam vakti…
Nuri Can
Özdemir Asaf / YALNIZLIK
YALNIZLIK
Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.
Yalnızlık
İnsanın kendine mektup yazması
Ve dönüp-dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir...
Özdemir Asaf
Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.
Yalnızlık
İnsanın kendine mektup yazması
Ve dönüp-dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir...
Özdemir Asaf
Mahatma GANDHİ / İnsanlığa olan inancını yitirmemelisin;
İnsanlığa olan inancını yitirmemelisin;
İnsanlık bir okyanustur
Bazı damlalar kirli diye
Okyanus kirlenir mi hiç?
Mahatma GANDHİ
İnsanlık bir okyanustur
Bazı damlalar kirli diye
Okyanus kirlenir mi hiç?
Mahatma GANDHİ
10 Ocak 2013 Perşembe
ÖMER HAYYAM / Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin,
Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin,
Tekkede manastırda eremezsin.
Bir kez gerçekten sevdin mi bu dünyada,
Cennetin, Cehennemin üstündesin.
ÖMER HAYYAM
Tekkede manastırda eremezsin.
Bir kez gerçekten sevdin mi bu dünyada,
Cennetin, Cehennemin üstündesin.
ÖMER HAYYAM
Cemal Süreya / UZAKTAN SEVİYORUM SENİ
UZAKTAN SEVİYORUM SENİ
Kokunu alamadan,
Boynuna sarılamadan.
Yüzüne dokunamadan.
Sadece seviyorum!
Öyle uzaktan seviyorum seni!
Elini tutmadan.
Yüreğine dokunmadan.
Gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.
Şu üç günlük sevdalara inat,
Serserice değil adam gibi seviyorum.
Öyle uzaktan seviyorum seni,
Yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
En çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
En sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.
Öyle uzaktan seviyorum seni!
Kırmadan,
Dökmeden,
Parçalamadan,
Üzmeden,
Ağlatmadan uzaktan seviyorum.
Öyle uzaktan seviyorum seni;
Sana söylemek istediğim her kelimeyi,
Dilimde parçalayarak seviyorum.
Damla damla dökülürken kelimelerim,
Masum beyaz bir kağıtta seviyorum.
Cemal Süreya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)